Nasıl bir saç boyası seçmeliyim

Nasıl bir saç boyası seçmeliyim diye düşünüyorsanız bu makale size yardımcı olur. Saç boyama kararı aldıktan sonra ten renginize uyacak ve doğal saç renginize yakın bir ton seçerek doğru bir karara varırsınız. Fakat tercih ettiğiniz rengin tonundan ziyade kullandığınız saç boyasının da saçınıza etkileri vardır. Seçtiğiniz boyanın saçınıza zarar vermemesi ve aynı zamanda doğal saç yapınızı da koruması gerekir. Bu konuda Loreal İnoa Saç Boyası size yardımcı olur. Loreal İnoa Saç Boyası saçınıza zarar vermediği gibi saç derinize de yumuşaklık kazandırır ve saçlarınızın daha parlak ve pürüzsüz görünmesini de sağlar. Bunun yanında amonyak içermeyerek saç derinize de zarar vermez.

Nasıl bir saç boyası seçmeliyim
Nasıl bir saç boyası seçmeliyim

Saç boyası tercihini yaptıktan sonra saçınızın durumunu da değerlendirmelisiniz. Saçınız ne kadar sağlıklı gözüküyorsa boyama işlemi gerçekleştirdikten sonra da alacağınız sonuçlar o kadar iyi olur. Eğer saçınız boyamaya uygun değilse sağlıklı bir şekilde gözükmüyorsa boyama öncesi saç bakımı yapmanız gerekir.  Bunun yanı sıra saçınız yıpranmış ve kuruysa veya kırıklar varsa saçınızı boyatmak çok doğru bir karar değildir. Saç boyarken seçtiğiniz renkte çok önemlidir. Bu yüzden saçınızın doğal tonunu belirledikten sonra saç renginize yakın tonlarda seçim yapmanız gerekir. Seçiminizi gözlerinize ve cilt renginize uyan bunları tamamlayan tonlarda yaptığınızda istediğiniz sonuçları alırsınız.  Eğer saçınızı birkaç ton değiştirmek istiyorsanız bu işlemi oksidan kullanarak yapabilirsiniz. Saç boyarken seçtiğimiz saç boyası kadar yapacağımız işleme uygun oksidan seçimi de o kadar önemlidir. Bu sebeple oksidan seçiminizi dikkatli bir şekilde yapmalısınız. Seçtiğiniz boyayla oksidan markasını da aynı seçmeye özen göstermelisiniz. Bu konuda Loreal İnoa Oksidan Krem 1000 ml size yardımcı olur. Loreal İnoa Oksidan Krem sayesinde saçınıza istediğiniz uygulamayı gerçekleştirebilirsiniz. İnoa 10 Vol. Oksidan ile saç renginizi koyulaştırabilirsiniz, İnoa 20 Vol. Oksidan ile saçınızdaki beyazları kapatabilir veya saçınızı 1-2 ton daha açabilirsiniz ve İnoa 30 Vol. Oksidan sayesinde ise saç renginizi 2-3 tona kadar açabilirsiniz.

Nasıl bir saç boyası seçmeliyim
Nasıl bir saç boyası seçmeliyim

Saçınızı sık sık boyamaktan ve tek seferde koyu renkten açık renge dönüştürmekten sakının. Bu şekilde işlem gören saçlar oldukça kimyasal maddeye maruz kaldığından saçların aşırı yıpranmasına koparak dökülmesine sebep olur. Bazı saç boyalarının amonyak içermesi nedeniyle de saçınızın doğal yapısını değiştirir. Bu nedenle seçtiğiniz boyanın kaliteli olmasına özen gösterin. Bu şekilde saçınıza daha az zarar vererek istediğiniz sonuca kavuşmuş olursunuz.

BRONZLAŞIRKEN YAŞLANMAYIN!

BRONZLAŞIRKEN YAŞLANMAYIN!

Yazın birçok kadının, özellikle de beyaz tenli kadınların akıllarına gelen ilk şey bronzlaşmak olur.  Ancak açık tenli kadınlar koyu renk olan pigmentleri az olduğundan dolayı güneşlenerek bronzlaşmaları çok zor olur. Başlangıçta kıpkırmızı olan daha sonra kararan ama bu kararma bir türlü bronzluk derecesine gelmez. Tabii haddinden fazla yaptığımızda kötü sonuçlar elde edebiliriz.

Tatile gittiğimizde çoğumuzun “Ne kadar bronzlaşırsam o kadar iyi” deyip bütün gün güneşin altında şezlongda güneşlendiğimizi kendimden biliyorum. Fakat atladığımız bir nokta var ki her şeyin çoğu zarar. Nasıl mı? Buyurun:

-Erken yaşlanmamıza sebep olur.

-Kalıcı hasarlar verebilir.

-Deri kanserine sebebiyet verebilir.

Bu yüzden lütfen dikkat edelim…

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte deniz sezonu da açıldı demek oluyor.  Ancak direkt cildinize temas eden ışınların sizi olumsuz etkilediğini unutmayın. Fazla ışınların sizin kötü görünümünüze de sebep olabilir. Nasıl mı? Kahverengimsi lekelenmeler…

Doğru Bronzlaşmak
Doğru Bronzlaşmak

Cildinizi fazla güneşten koruyun!

Güneş ışınlarının tehlikelerinden biri de cilt kanserine zemin oluşturduğudur. Hemen, hemen herkes tarafından biliniyordur. Bu sebepten dolayı güneşe öğleden sonra çıkılmalıdır.

Yavaş, yavaş bronzlaşın!

Bir hafta da bronz olma düşüncesi bir yana bırakılıp her gün azar, azar bronz olma yolunda ilerlemeliyiz. Özellikle yıllık tatile çıkanlar kişilerde çok sık görülen bir hatadır cilde aşırı derece de yüklenilir, zarar verir ve bronzlaşmadan ziyade kızarma, soyulma gibi olaylara neden olur.

http://www.bakimliolmak.com/

Ağda Sonrası Bakım

Ağda sonrası bakım

Ağda yaptıktan sonra kıl köklerimiz hassaslaşacağı için sivilce ve leke oluşumu normaldir. Bunun sonucunda çeşitli önlemler alarak lekenin ve tahriş oluşumunun önüne geçmek gerekiyor. Ağda sonrası bakım yapmak ve güneşten 20 – 24 saat ve üzeri uzak durmak cildimizde meydana gelebilecek bir çok sorundan korunmanızı sağlar.

Ağda Sonrası Yapılması Gerekenler

  • Epilasyona girdikten sonra güneşe çıkmak kesinlikle yasaktır bunun nedeni ağda sonrası hassaslaşan derinin güneş ışınlarından kolaylıkla etkilenerek hemen tahriş olmasıdır. İşlemden sonra güneşe çıkmak cildimizde uzun süre kalacak cilt lekelerine neden olabilir.
  • Ağda yaptıktan sonra ciltte görülen kırmızılıklara karşı etkili ve nemlendirici özelliği yüksek kremler sürülmemiz gerekir. Hava ile temas eden bölgelerimize güneş kremi, diğer bölgelerimize ise nemlendirme durumu yüksek olan kremler kullanılmalıdır.
  • Ağda sonrası cildimizde oluşan kahverengi renkli lekeler ve kızarıklıklara karşı küçük şekilde peeling uygulayarak bakım yapabiliriz. Ağda sonrasında peeling işlemi için ipek keseler idealdir. Cildimizi yıpratmadan kullanabileceğimiz bu kese türleri kahverengi renkli lekelerin oluşmasının da önüne geçiyordur. Burada dikkat edilmesi gereken nokta peeling işleminin ağdadan en az 20 – 24 saat sonra yapılması gerekir.
  • Ağdadan sonra kızarıklığı engellemeye yönelik buz terapisi uygulayabiliriz, Buz terapisi ağda sonrası cildimizde meydana gelebilecek kızarıklıkları önlemesinin yanı sıra akne oluşmasını da önler.

Ağda Sonrası Bakım Yapabileceğiniz Yöntemler

  • Ağda işleminden hemen sonra 1-2 kalıp buz alarak ağda yaptığınız bölgeye sürebiliriz, kızarıklıkların oluşmasını engellemenin yanı sıra ağda yapılan bölgemizin de hızla toparlanmasında oldukça etkili bir yöntemdir. Islanmak istemezseniz buz kalıplarını bir poşet de veya beze sararak da cildinize uygulayabilirsiniz.

Ağda Sonrası Oluşan Batıklar ve Kararmalar için Doğal Bakım

  • 1 çorba kaşığı badem yağı
  • 1 adet portakal kabuğu
  • 1 kase toz şeker
  • 1 adet yumurta akı

Yukarıdaki malzemelerimizi iyice karıştırarak karışımı hazır hale getirebiliriz ve banyo sırasında bu karışımı sorunlu bölgelerimize sürerek peeling yapabiliriz. Duştan çıktıktan sonra vücut kremimize bir kaç damla limon ekleyip kremi cildimize uygulayıp ve yatmadan önce kararan bölgelerimize kaliteli bir pudra sürerek işlemi tamamlayalım. Bu işlemimizi düzenli olarak uygularsak batıklarımız gidecek ve koyulaşan deriniz bir zaman sonra açılarak eski rengine geri dönecektir.

Ağda Sonrası Bakım
Ağda Sonrası Bakım

http://www.bakimliolmak.com/

BAKIMLI OLMANIN 7 İŞARETİ

BAKIMLI OLMANIN 7 İŞARETİ

  • Saçlar

Biz kadınların yüzü her ne kadar güzel olursa olsun ne kadar makyaj yapsak da yapalım saçlarımız bakımlı olmadıktan sonra açıkçası Güzellik pek de bir işe yaramıyor.

Saçlarımız bakımlı olduğunda da hep bakımlı görünmeyebilir, nasıl mı? Kafa yapımıza uygun model ve renk seçmezsek saçlarımız ne kadar bakımlı olursa olsun bu yaptığımız işlemler saçlarımızı bakımsız bir şekilde gösterecektir.  Bizi on yaş ileri sürükleyecek, yüzümüze oturmayacak bir model veya renk seçersek saçlarımızın bize yakışmadığını bakımlı olsa da bir yerde bir olmayışlık olacaktır.

  • Kaşlar

Kadınların her biri dikkat çekici, güzel bakmak ister bunun için de kaşlarımızın bakımını düzenli olarak yapmamız gerekir. Kaşlarımızı küçük de olsa 10 günde bir almalıyız. Çünkü minik de olsa kötü görüntüye sebep oluyorlar ve bu arada kalın kaş moda diye bize yakışmadığı halde moda olduğu için yapmayalım ne kadar düzenli kaşlara sahip olsak da yakışmadığından kötü sonuçlar belirtebilir.

  • Cilt

Özellikle kış aylarında kuruyan, çatlayan cildimizden hepimiz şikayetçiyizdir. Bunun için bakım çok önemlidir. Çeşitli peeling, maske gibi ürünler kullanmalıyız. Ama şu var ki cilt denince akla sadece yüz gelmemeli ve her bölgemize hassas davranmalı ve bakımımızı yapmalıyız.

  • Eller ve Tırnaklar

Dışarıdan baktığımızda ellerimizin ve tırnaklarımızın ne kadar dikkat çektiğini hepimiz biliyoruz. Biriyle el sıkıştığımızda bile ellerimizin yumuşak olması bize özel hissettirebilir.  Tırnaklarımız ise pürüzsüz ve manikürlü olması gerekir. El ve tırnak deyip geçmeyelim.

  • Makyaj

Makyaj bir kadının vazgeçilmezidir,  olmadan dışarı çıkamayız. Fakat güzel olmak için yapılan yanlış uygulama sizi daha büyük bir yanlışa itebilir. Yüzümüzü iyi tanımalı ve doğru uygulama yapılmalıyız tenimize uygun renkleri seçmeliyiz. Aldığımız ürünlerin kaliteli olmasına dikkat etmeliyiz yüzümüze kalitesiz ürünler kullanırsak, küçük problemlere yol açabilir.

  • Giyim

Güzel saçlar, bakımlı cilt, iyi bir vücut buna bir de güzel giyim eklenince çok güzel bir görüntü ortaya çıkartıyoruz. Giyilen elbisenin makyaja ve vücuda uygun olması çok önemlidir. Bu şekilde hem dikkat çekici hem de bakımlı ve aynı zamanda da şık olabiliriz.

  • Koku

Güzel bakımınızı yaptınız, giyindiniz. Şimdi son dokunuşa sıra geldi. Öyle güzel bir koku sıkmalısınız ki yanınızdan geçen insanlar dönüp bakmalı, eğer bunu yapabiliyorsanız tam anlamıyla bakımlı bir kadınız diyebiliriz.  Evet, biz kadınlar en iyisine layığız!

BAKIMLI OLMANIN 7 İŞARETİ
BAKIMLI OLMANIN 7 İŞARETİ

 

http://www.bakimliolmak.com/

Yaz Aylarında Nasıl Bir Makyaj Yapılmalıdır

Yaz Aylarında Nasıl Bir Makyaj Yapılmalıdır ?

Yazın makyajı yaparken ilk amacımız doğal ve hafif bir görünüme sahip olmak olmalı. Ağır makyajdan kaçmalıyız ama yine de iyi görünmek gerekir. Cildimizin çoğunlukla zorlandığı bu mevsimde yaz makyajının nasıl olması gerektiğini öğrenmeliyiz.

Makyaj yapmak bütün kadınların güzelliklerini daha da iyi bir şekilde ortaya çıkarmak için uyguladığı önemli kozmetik yöntemlerinden bir tanesidir. Fakat bütün bir sene boyunca cildin yapısını ve mevsimlerin değişikliğine önem vermeden sürekli aynı şekilde yapılan makyajın bir o kadar zararlı ve güzelliği önleyici özelliğe sahip olduğu ise çok az biliniyor.

Yaz makyajı için önceliğimiz cildinizin değişen mevsim durumuna ve koşullarına göre nasıl değiştiğini ve nasıl tepkiler verdiğini bilmeniz gerekiyor. Bunu yaptıktan sonra da Yaz makyajınızı yaparken daha da dikkat etmeniz gereken şeylerden biri de ürünlerin suya olan dayanıklılığıdır. Eğer denize ve havuza giderken hafif bir dokunuşum olsun diyorsanız, cildinize ilk olarak güneş kremi sonrasında bb krem sürebilirsiniz.

  • Yaz Makyajınızda Makyaj Bazı Kullanınız: Terlemeye karşı su bazlı silikon içerikli bir baz kullanmak daha iyi olacaktır makyajınızı gün boyu daha dayanıklı yapacaktır.
  • Yaz Makyajınıza Kapatıcı ile başlayınız: Bronzlaştıysanız ya da bronzlaşmadıysanız her şekilde makyaja kapatıcı ile başlayınız ve yalnızca kusurlu bölgelerinize kızarıklık, leke vb. yerlerinize kapatıcınızı sürün, cildinizin daha az makyaja ihtiyacı olduğunu fark edeceksiniz. Sadece kapatıcı ile cildiniz gayet iyi görünüyorsa fondöten sürmeyin gerek yoktur zaten.  Yine aynı şekilde rujunuza da karar verdiyseniz onu da göz makyajınızdan önce sürerseniz bunun sayesinde aşırı makyajdan kaçınmış olursunuz kendinizi daha iyi hissedersiniz.
Yaz aylarında nasıl bir makyaj yapılmalıdır
Yaz aylarında nasıl bir makyaj yapılmalıdır
  • Yaz Makyajınızda Dayanıklı Fondötenler Kullanınız: Özellikle silikon bazlı hafif olacak fondötenler tercih ediniz. Uzun süre dayanıklı olur ve pudralı fondötenler de makyajınızın uzun süre dayanıklı olmasını sağlar.
  •  Veya Fondöten yerine renkli nemlendirici kullanınız: Eğer güneşten korunmak isteyenlerdenseniz fondöten yerine CC krem veya renkli nemlendiriciler hafifliği ile sizi daha rahat hissettirecektir. Fakat bronzlaştıysanız, cildiniz zaten kusursuz ve düzgün görünecektir. Fondöten yerine içinde ince pırıltılar olan bir nemlendirici cildinizi ve kendinizi daha sağlıklı görebileceksiniz, ancak yağlı bir cilde sahipseniz parıltılardan kaçın kesinlikle tavsiye etmiyoruz.
  • Yaz Makyajınızda Waterproof Rimel, Kalem ve Eyeliner Tercih ediniz:  Yaz aylarında abartılı bir göz makyajından uzak durmanızı öneririz. Açık renkler her zaman tercihimizdir. Çoğu zaman akan rimellerden veya göz kapağına geçen ya da aynı şekilde olan kalem ve eyelinerlardan şikayet ederiz fakat waterproof tercih ederseniz bu gibi sorunları yaşamazsınız daha güven de olursunuz.
Yaz mevsiminde nasıl bir makyaj yapılmalıdır
Yaz mevsiminde nasıl bir makyaj yapılmalıdır
  • Yaz Makyajınızda Krem Far Sürünüz: Hava zaten sıcak olduğu için koyu renk farlar kullanmaktan kaçınmalıyız. Su bazlı krem farlar göz kapağında birikme yapmaz ve anında donduğu için gün boyu aynı şekilde görünür.
  • Yaz Makyajınızda Krem Allık Tercih Ediniz: Pudralı ürünler terleyince vb. gibi durumlarda çamurlaşabiliyor. Krem allıklar hem cildiniz gibi daha sağlıklı bir görünüm de olacak hem de toz allığa göre daha dayanıklı olduğunu görebileceğiz.

www.bakimliolmak.com

Cilt lekelerine ne iyi gelir?

Cilt lekelerine ne iyi gelir?
Cilt lekeleri en sık karşılaştığımız sorunlardan biridir. Genellikle biz bayanlarda görülen bu lekelenmeler “güneşe korunmasız çıkıyorum” bu yüzden lekeleniyor gibi cümleler gelse de sadece bundan kaynaklanmaz. Hadi gelin bakalım başlıca nelerden oluşuyor ve biz nasıl korunuruz.
Siz de cildinizin lekelerinden mi rahatsızsınız? Ee o zaman bir bakım yapma zamanı gelmedi mi kızlar?
Hadi birlikte göz atalım ne yapabiliriz, nasıl çözüm bulabiliriz?

cilt-lekelerine-ne-iyi-gelir
cilt-lekelerine-ne-iyi-gelir

* Yaz kış demeden koruyucu sürelim
Güneş koruyucu kreminizi dışarıya çıkmadan 20 dk önce sürün. Ortalama 3 saatte bir yenilemeniz gerekmektedir.
* Makyajı Abartmayın
Biz kadınların en vazgeçilmelezi olan pudra ve fondöten gibi ürünlerin yüze fazla uygulanması ve çok sık kullanılması sonucu lekelenmeler oluşabilir. Bu gibi ürünleri kullanırken kaliteli olması oldukça önemlidir. Eğer bu gibi lekeleriniz varsa fondöten öncesi mercan rengi kapatıcı uygulamanız kahverengimsi lekelerinizi saklayacaktır.
* Yeşil Çay için Çikolata tüketin
Bu iki gıda ciltteki lekelenmeleri önler. İçerdikleri antioksidan sayesinde cilt yaşlanması ve lekelenmeyi oluşturan radikallerin vücuttan atılmasını sağlar. Fazlası zarardır. Haftada 2-3 fincan yeşil çay ve 2 kez çikolata yenilmelidir.
* Sigarayı bırakın hem de hemen!
Sigara içerlerde leke daha çok görülür. Bunun nedeni ise sigara kullananların kan dolaşımının yetersiz düzeyde oksijen taşıyamaması yüzünden etken toksin maddeleri de daha az uzaklaştırmasıdır. Bunun sonucu da cilt çabuk taşlanır ve leke riski artar.
* Solaryuma dikkat!
Fazla solaryumda durulduğu zaman lekeler olur. Solaryumda deri ultraviyole ışınlardan kendini korumak için kalınlığını arttırmakta ve melonin denen renk maddesinin yapımını çoğaltmaktadır. Ve cildin yaşlanması kaçınılmaz olur.
Tedavi için en uygun zaman?
Kimyasal peeling: Tek seansta yapılabilen ciltteki koyu renkli lekelenmelerin giderilebilmesi mümkündür. Eğer ki devamlı krem kullanılırsa 2-4 hafta içinde %80 veya %90 oranında oldukça iyi gelişmeler görülebilir.
Kajik asit, arbutin, azelaik asit, hidrokinon, retinol içeren kremlerle Peelinge başlanıyor.
Kriyoterapi: Lentigo, yani güneş ya da yaşlılık lekeri için sayıca uygunsa hem ellere hem de yüze uygulanır. Bu yöntem dokuyu dondurarak tahrip etme esasına dayanır. Bu uygulamadan sonra 3 hafta içerisinde sağlıklı cilt ortaya çıkıyor.
PRP uygulaması:
Leke tedavisinde yer alır. Her mevsim uygulanabilir. 2 veya 4 hafta içersinde seans yapılır. İçerdiği büyüme faktorleri ile cildi yeniler.

www.bakimliolmak.com

Aşırı Tüylenme Sorunu

Aşırı Tüylenme Sorunu
Ağda, epilasyon ve tıraş etme yöntemleri ile vücudumuzun belli başlı bölgelerine tüylenmeler olmaktadır. Ancak buna müdahale edemediğimiz bölgelerde veya bu tarzda olması durumunda hormon bozukluğu söz konusudur. Burada dikkate alınacak konu ise bazı kadınların hormon bozukluğu olmamasına rağmen oluşabilir. Bunun için tüm testler yapılmalıdır.

aşırı tüylenme
aşırı tüylenme

Peki ya kıl nedir ?
Vücuttaki kıllar kıl kötü sayesinde oluşur. Ayak tabanımız ve avuç içimiz hariç Her bölgede kıl kökleri bulunmaktadır. Bazıları gözle görülmeyecek kadar küçük olabildiği gibi kimi gözeneklerde gayret belirgindir. Kıl kökleri hormonlar tarafından yönlendirilir. Üretilen kıllar ya kendisi dökülür ya da kesilene kadar o bölgede kalır. Her bölgedeki kıllar farklı uzar. Örneğin saçımız oldukça hızlı uzarken kolumuzdaki kıllar belli bir yere kadar uzar ve o uzunlukta kalır.

Tüylenme Modelleri?
Kadınlarda tüylenmeye neden olan en büyük etken “polikistik over1” sendromudur. Bu başka bir deyişle yumurtlama bozukluğu olan bu sendrom adet düzensizliği, erkeklik hormonlarının fazla üretilmesine bağlı olarak tüylenmenin en büyük nedenidir.

Tüylenmede Tedavi
Kadınların hemen hepsi tüyden rahatsız olurlar. Bu durumda aşırıya kaçınıldığında tedavi uygulanır ve hormon bozukluğu olup olmadığı tespit edilir. Hormon seviyelerinin yüksek olduğu taktirde bu durumu ortadan kaldırmak için ilaç ve tüy geciktirici yöntemler uygulanır. Üretime başlamış kıl köklerini kesmek zor olduğundan ancak yeni kılların çıkması engellenebilir.

www.bakimliolmak.com

Doğal Sabunlar ve Özellikleri

Doğal Sabunlar ve Özellikleri

Doğada bulunan çeşitli bitkiler ile hazırlanan doğal sabunlar cildimiz için çok faydalıdır.  Doğal sabun satın alırken bu özelliklere dikkat ederek seçiminizi yapabilirsiniz. Doğal sabun çeşitleri oldukça fazladır biz bu yazımızda sadece birkaç doğal sabuna yer verdik.

doğal sabunlar
doğal sabunlar

Kil Özlü Sabun
İçerdiği tanecikler sayesinde cilt bakımında çok amaçlı bir sabundur. Derinlemesine bir temizle sabunudur. Ciltteki kiri derinliklerinden çıkarır. Cildinize hem sağlıklı bir görüntü yayar hem de besler. Bu sabunumuz siyah noktaların giderilmesinde çok etkilidir.

Zeytinyağlı Sabun
Zeytinyağının içindeki tüm faydaları hemen hemen hepimiz biliriz. İçerdiği mineraller sayesinde bu zeytinyağlı sabunumuz çok eski çağlardan bu yana özellikle biz kadınlar saçımız ve cildimize kullanmamız gereken bir bakımdır. Üstelik doğal bir çözümdür. Kendine özgü hafif ve ferahlatıcı kokusu olan sabunumuz aynı zaman da yüksek dozda E vitamini içermektedir. Saçlarınıza doğal yumuşaklık verir ve elektriklenmesini önler ve dahası da var. İçeriği sayesinde saç köklerini besler ve dökülmesini önler ve sağlıklı bir şekilde uzamasını sağlar.

Lavanta Sabunu
Lavantanın o büyüleyici hoş kokusunu daha önce hiç denediniz mi? Denemediyseniz o eşsiz rahatlatıcı kokuyu tavsiye ediyoruz. Cilde tazelik vermesi, canlı göstermesi, uyarıcı etkisi gibi birçok güzelliği vardır. Ayrıca düzenli kullanımda sivilceleri azaltır.

Gül Yaprağı Sabunu
Bilindiği üzere makyaj temizlenmede birebir üründür. Hassas ciltler için kullanılabilir. Etkili temizliği sayesinde bakterilerden arındırır.

Papatya Özlü Sabun
Saç dökülmesine karşı bir sabunumuz daha.. Papatyanın çiçeklerindeki yağdan üretilir. Düzenli kullandığınızda olumlu değişimler alırsınız. Örneğin: Güzelleştirir, cildin parlaklığını geri kazandırır ve saçları güçlendirir.

Tarçın Özlü Sabun
Banyonuzu tamamen bir keyfe dönüştürmeye ne dersiniz? İçerisindeki tarçın özleri sayesinde SPA etkisi veren bu sabunumuz gün boyu yaşadığınız sıkıntıları unutturur ve size çok güzel bir rahatlama terapisi yaşatır. Bu sabun cildinizi pamuksu dokuya kavuşturur ve istenmeyen cilt rahatsızlıklarının giderilmesine yardımcı olur.

Damla Sakızı Özlü Sabun
Gergin canlı genç görünen ciltler hepimizin dikkatini çekmiyor mu? Sizin de yüzünüz yorgun ve sarkık duruyor iste bu sabunu “ düzenli” kullanarak genç ve canlı bir cilde sahip olabilirsiniz.

Yasemin Yağlı Sabun
Çok değerli olan yasemin yağımızı sizler için sabunla buluşturduk. Stresli bir işte çalışıyorsanız ve başınız sürekli ağrıyor ise başınızın alın kısmına masaj yaparak uyguladığınızda sinir sisteminizin rahatlamasını sağlar. Normal ciltler için idealdir.

Çay Ağacı Sabunu
Cildinizdeki lekeler ve yağlanmalar çoğalmadan bunun önüne geçebilirsiniz. Gözeneklerin sıkılaşmasına ve ferahlamasına yardımcı olur.

Defne Yaprağı Sabunu
İçeriğindeki defne parçacıkları sayesinde cildin ferahlamasına ve yatışmasına yardımcı olur. Saç üzerinde kepek oluşumunu önler.

Nar Sabunu
Tam bir B1 ve B2 deposudur. Bu nedenle de antioksidan ve anti-aging özelliği olmakla birlikte kırışıklıkların giderilmesine yardımcı olur.
Bıttım Sabunu: Saç köklerini beslemekle birlikte, kepeği ve yağlanmayı önlemekle kalmaz kuru saçları da nemlendirir. Saç diplerindeki yara ve tahrişler için tamamen doğal bir tedavi özelliği vardır.

Argan Yağlı Sabun
Saçlarınızı hızlı bir biçimde nemlendirmek istiyorsanız argan yağlı sabunumuzu kullanın. Argan yağlı yaşlanmayı geciktirir ve eski parlaklığına döndürür. İnanılmaz bir rahatlık hissi verir.

Çörek Otlu Sabun
Çörek otunun arındırıcı ve canlandırıcı özelliği sayesinde cildinizi nemlendirir, canlandırır ve peeling etkisi ile ölü hücreleri vücuttan atar.

www.bakimliolmak.com

Pürüzsüz bacaklar için ne yapılmalı?

Pürüzsüz bacaklar için ne yapılmalı?

Yaz geldiğine göre kadınların en büyük derdi olan bacaklardaki istenmeyen tüylerdir. Yaz aylarında bacaklar daha fazla göz önündedir. Bu nedenle daha sık epilasyon yapmamız gerekir. Her bayan pürüzsüz bacaklara sahip olmak ister. Bu yazımızda pürüzsüz bacaklara sahip olabilmek için size bir kaç tüyo paylaştık.

puruzsuz-bacaklar
puruzsuz-bacaklar

– Bacaklar duştan sonra muhakkak nemlendirilmelidir. Kuru olmayan cilt daha çok parlar ve daha canlı bir görüntü kazandırır.
– Duş sırasında yapılan peeling, ölü hücreyi ciltten arındırırken pürüzsüz olmasını sağlar.
– Bir diğer önemli madde ise epilasyon yöntemidir. Epilasyon aletiyle yapılan bacaklar biraz daha mat görünür fakat ağda yöntemini kullanıyorsanız, ağda bacaklardaki ölü deriyi temizlediği gibi en ufak tüyleri bile alır.
– Bacaklarınızı mümkün olduğunca batıklardan arındırın. Tüylerinizi çıkış yönünün tersine alın.
– Yapmış olduğunuz ağda ılık olmalıdır. Çünkü sıcak ağda cildi yıpratır. Tahriş olmasına neden olur .
– Bacaklarınıza mümkün olduğunca soğuk suyla yıkayın. Bu işlem kan dolaşımını hızlandırırken pürüzsüz olmasına yardımcı olur.
– Bolca su tüketin. Su cildi canlı tuttuğu gibi nemlendirir.

www.bakimliolmak.com

Hamileler Ağda Yapabilir mi?

Hamileler Ağda Yapabilir mi?

Son derece zor olmasının yanı sıra ailenize katılacak olan bu minik ferdinize zarar gelmemesine iki kat dikkat ediyoruz.
Bu dönem hem sıkıntı hem eğlenceli bir dönemdir aslında sıkıntılı yönlerden biri ise ağda sorunumuzda bir çok kadın hamilelik döneminde kişisel bakım merkezlerine gider. Ancak artık buna gerek kalmayacak çünkü ağda setleri evde ağda çok kolay. Son derece güvenli kaliteli ürünlerimizle evinizde daha hijyenik daha güvenli bir şekilde yapabilirsiniz.
Anne adayları özellikle bu dönemde iki kat daha dikkatlidirler. Bu yüzden akıllarında şu gibi sorular oluşabilir:

hamilelikte agda
hamilelikte agda

– Acaba bebeğime zarar verir mi ?
– Bir yan etkisi olur mu ?
Ağdanın kesinlikle bir yan etkisi ve zararı yoktur ancak yapılmaması gereken bölgeler vardır.
Bunun dışında bir sorun yoksa hamile olan bayanlarda ağda kullanımı için tavsiye edilmeyen bölgeler vardır demiştik Bunlar karın bölgesi ve kasık bölgesidir. Bu dönemde annenin kasıkları ve karnı direk bebek iletişimi ve hassasiyet bakımından duyarlı alandır.

Annenin bebeğini düşünerek bu bölgelere uygulama yapmaması gerekmektedir. Ancak bunun dışındaki bölgelere alerjik bir durum ya da kan dolaşımı sorunu yoksa uygulama rahatlıkla yapılabilmekte ve yine başarılı sonuçlara varılmaktadır.